130 yazardan intihalci Elif Şafak’a destek: Mine Kırıkkanat’tan sert tepki

Yazar Mine Kırıkkanat, Yazar Elif Şafak’ın

Bit Palas

romanının 12 yıl önce yazdığı

Sinek Sarayı

romanından intihal olduğu gerekçesiyle açtığı davayı kazandı.

    Davanın görüldüğü Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin gerekçeli kararındaki ayrıntılı açıklamada; Elif Şafak’ın 2001’de ilk basımı yapılan Bit Palas kitap isminde dahi ilk basımı 1990’da yapılan Sinek Sarayı ile benzerliğinin olması, kitaptaki kurgulama, karakterler, mekân ve zaman birliği, olay örgüsüne bakıldığında esinlenmenin çok ötesinde Mine Kırıkkanat’ın Sinek Sarayı isimli kitabının adından ve içeriğinden fazlasıyla yararlandığı ve bu yararlanmanın intihal düzeyinde olduğu ve Mine Kırıkkanat’ın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklı haklarının ihlal edildiği belirtildi.

Mahkeme, Elif Şafak’ın Mine Kırıkkanat’a maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verdi.

Yekta Kopan-Zülfü Livaneli-Orhan Pamuk

Elif Şafak’ı destekleyen yazarlar kim?

İntihalin mahkeme yoluyla kesinleşmesinin ardından aralarında

Barış Pirhasan, Başar Başaran, Doğu Yücel, Gündüz Vassaf, Hüsnü Arkan, İlhami Algör, Murathan Mungan, Orhan Pamuk, Oya Baydar, Ümit Kıvanç, Yekta Kopan, Zülfü Livaneli

gibi ünlü yazarların da yer aldığı 130 isim Elif Şafak’a destek açıklaması yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    Elif Şafak’ın Bit Palas adlı yapıtı hakkında Mine G. Kırıkkanat tarafından açılan intihal davasının birinci derece mahkemede karara bağlanması üzerine, bazı çevreler sosyal medyada Elif Şafak‘ı hedef alan bir linç kampanyası başlattı. Paylaşımların içeriği ve üslubu, dertlerinin edebiyat olmadığını düşündürüyor. Bizler, edebiyatçılar olarak, bu linç kampanyasını hayret ve endişe ile izliyoruz. Özensiz ve üstünkörü yargılara dayalı, fanatik taraftar zihniyetiyle belirlenen linç kültürünün, zaten son derece sınırlı fikir ve ifade özgürlüklerimiz üzerinde yeni bir baskı oluşturduğu kanaatindeyiz. Bunun ötesinde, edebiyatla ilgili konuların edebiyat dışı kıstaslarla ve yargılarla gündeme taşınmasının, özünde hepimizin yaratma özgürlüğünü hedef aldığını düşünüyoruz.

    Yazarlar arası bu tür ihtilaf ve davaların, edebiyatın değerleriyle bağdaşır ciddi ve serinkanlı bir yaklaşımla, uluslararası standartlarda etik ve hukuki süreçler temelinde incelenmesi gerektiğine inanıyoruz. Edebiyatla ilgili tartışmaların, edebiyat dışı ölçütlerle karara bağlanmasını doğru bulmuyoruz. Hukuki sürecin devam eden aşamalarında, ihtilaf konusunun edebiyatçılardan oluşan bir bilirkişiler heyeti tarafından ele alınmasını ve karar aşamasında bu heyetin edebi ölçütlerle yapacağı değerlendirmenin temel alınmasını talep ediyoruz. Davanın içeriğinden bağımsız olarak, bütün edebiyatçılara ve yazar dostlarımıza çağrımız şudur: Hiçbir edebiyatçının -iktidarın da sıklıkla kullandığı- bu tarz yöntemlerle linç edilmesine izin vermeyelim. Edebiyatın temel değerlerine sadık kalalım.”

Kırıkkanat: İntihal deyince üç buçuk atanlar…

Mine G. Kırıkkanat 130 yazarın destek açıklamasının artından sosyal medya hesabından sert açıklamalarda bulundu.

Kırıkkanat açıklamasında

“İntihal deyince üç buçuk atanlar, elbette endişelenir, endişelenmelidir zaten. Size gelince, Cem Erciyes, bir yazarınızı Bit Palas’ın Sinek Sarayı’ndan intihal olduğuna ilişkin görüş vermekten, “Sakın verme, DK için ölüm kalım davası bu dava!” diye caydıran siz değil misiniz.”

ifadelerine yer verdi.

‘FETÖ tarafından destekleniyor’

    Kırıkkanat, dava sonrası yaptığı bir açıklamada kitabındaki tüm karakter ve olay örgüsünü kullandığını söylediği Elif Şafak için “O bir FETÖ ürünüdür. FETÖ tarafından destekleniyor” ifadelerini kullanmıştı.

Elif Şafak’a bir intihal suçlaması daha

Yazar Mehmet Rahmi Aktaş sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Elif Şafak’ın bir kitabının kapağındaki sözün kendisine ait olduğunu öne sürdü. Aktaş, “Elif Şafak’ın en meşhur kitabının kapağındaki sözü de benden intihal ettiğini tekrar hatırlatayım” dedi.

Dava sonrası Elif Şafak’tan ilk açıklama

Elif Şafak’ın açıklaması şöyle:

“Çok ağırıma giden bu süreci tüm şeffaflığı ile paylaşma gereği doğdu. Mine Kırıkkanat benimle senelerdir uğraşır durur. Hakkımda etmediği kötü söz ve hakaret kalmamıştır. Bir kez olsun kötülüğe kötülükle cevap vermedim. Bu kez de 23 sene evvel yayınlanmış Bit Palas romanıma karşı durup dururken böylesi akıl dışı bir iftira ile ortaya çıktı.

Öncelikle anlaşılması gereken konu bunun hukuk temelinde inşa edilmiş bir dava olmadığıdır. Bu dava fikir ve sanat haklarını korumayla ya da edebiyatla da ilgili değildir. Bu dava kişisel takıntı ve art niyet üzerine kurulmuştur. Sebebini madde madde açıklamaya çalışacağım.

1)Kırıkkanat, açtığı dava aracılığıyla Sinek Sarayı(1990) romanının tarafımca intihal edildiğini, Bit Palas(2002) romanım ile benzerlik gösterdiğini iddia etmiştir. Bu dava için avukatlarım 150 sayfayı bulan, saygın edebiyat eleştirmenlerinin ve akademisyenlerin görüşlerinin yer aldığı bir mütalaayı mahkemeye sunmuştur. Onların bir kısmının yer aldığı bu metne buradan ulaşabilirsiniz.

2)Kısaca özetlemek gerekirse, Kırıkkanat’ın kitabında da İstanbul’da bir apartman var, Bit Palas’ta da. Birinde sinek var, ötekinde bit bahsi geçiyor. İkisinde de marjinal karakterler ve kediler ve çöp bidonları var. Benzerlik bundan ibarettir. Yazar Ismail Güzelsoy’un şöyle bir tespiti var: “Raftan rastgele iki kitap seçseydim aralarında bu iki kitaptan daha fazla benzerlik bulurdum”. Sırf bu nedenle intihal iddiasında bulunmak, eğer korkunç bir kıskançlıktan, kara bir kötülükten beslenmiyorsa, akıl tutulmasına delalettir.

3)Türk edebiyatında içinde bir apartman olan yüzlerce eser mevcuttur. Apartman teması da, Beyoğlu da, kediler de, çöp bidonları da, marjinal karakterler de kimsenin tekelinde değildir. Bu çarpık mantığa kalsa ülkemizde ne edebiyat üretilebilir, ne de sanat.

4)Ne yazık ki 1. Fikir ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bizim sunduğumuz, yetkin isimlerin yer aldığı mütalaayı göz önünde bulundurmak yerine, edebiyat konusunda hiçbir yetkinliği ve uzmanlığı olmayan bir bilirkişi atamıştır. Ki o bile iki kitap arasında ne satır satır, ne paragraf paragraf, ne sayfa sayfa (ya da blok blok) hiçbir alıntılama olmadığını açıkça belirtmiştir. Ama bununla yetinmeyip fikir haklarının korunması usulünde yeri olmayan “anahtar kelimeler” diye absürd bir kavram icat etmiştir. Bilirkişiye göre iki romanda yer alan anahtar kelimeler şu şekildedir: ‘İstanbul, apartman, sokak, kedi, çöp, puro, sigara.’ Bu kelimelerin iki romanda da yer alması nedeniyle ‘yüzde 5’lik’ benzerlik tespitinde bulunmuştur. Yani bu kadar akıl dışı zorlamaya rağmen hiç bir yetkinliği bulunmayan söz konusu bilirkişi bile bula bula yüzde 5’lik ‘anahtar kelime’ örtüşmesinden söz etmektedir. Bir dil bütün bir millete aittir. Bütün yazarlar aynı kelimeleri kullanır. “Beyoğlu, apartman, sokak, kedi, çöp, puro…’ kelimeleri ne Mine Kırıkkanat’ın ne de herhangi bir yazarın özel mülkü degildir.

5)Mahkeme bizim sunduğumuz uzman görüşlerini tamamen göz ardı etmiş, avukatlarımızın yetkin bir bilirkişi atanması yönündeki ısrarlı taleplerini reddetmiş ve bu bilirkişinin raporuna binaen intihal yaptığıma kanaat getirmiştir.

6)Açıklamanın başında belirttiğim üzere bu ne bir hukuk davasıdır ne de uzun vadede sadece beni ilgilendirmektedir. Kırıkkanat’ın benimle uzun yıllara dayanan şahsi itişmesi, safi kötülükle beslenen karalama kampanyası elbette bana ait bir sorun gibi görünebilir. Fakat bu tür kötülükler, sadece kötüyü veya ona maruz kalanı etkilemekle kalmaz. Sinsice yayılır. Hukukla veya edebiyatla ilgisi olmayan bir usulle intihal kararı verilmesi, bugün beni ilgilendirse de, yarın her türlü yaratıcı eser üreten yazar, sinemacı ve sanatçıya bir tehdit olarak kullanılacaktır.

7)Avukatlarımızla birinci derece mahkemenin verdiği bu akıldışı davayı bir üst mahkemeye taşımakla kalmıyoruz, Kırıkkanat’a maddi ve manevi tazminat davası da açıyoruz. Ülkemizde eğer bir gram hukuk zemini kaldıysa, o zeminde sonuna kadar gideceğimizi, bunu tüm yazar ve sanat üreticileri için yapacağımızı belirtmek isterim.

Bu süreçte yanımda olan tüm edebiyat sevdalılarına, ülkemin vicdanlı beyinlerine ve sevgili okurlarıma selam olsun. Var olun.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x